DOLAR 6,8627
EURO 7,79
ALTIN 398,872
BIST 118712,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 39°C
Sıcak

‘Diyarbakır’daki hasta sayısı en yüksek seviyeye çıktı!’

‘Diyarbakır’daki hasta sayısı en yüksek seviyeye çıktı!’

Diyarbakır’ın normalleşme sürecine 20’si yoğun bakım 200 hastayla girdiğini belirten TTB Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, kentte son 10 günde hasta sayısının en yüksek seviyeye çıktığını belirterek, hijyen, fiziki mesafe ve maske kuralına uyma çağrısında bulundu..

Türkiye’de salgına karşı alınan önlemlerin ardından hükümetin toplumsal yaşamın normalleşmesine dönük kararına dair Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya değerlendirmelerde bulundu. MA’da yer alan habere göre Diyarbakır’da salgın sürecinde 100’e yakın sağlık çalışanın virüse yakalandığını anımsatan Yerlikaya, salgın sürecinin başından bu yana kentin son 10 gün içinde en yüksek hasta sayısına ulaştığını belirtti. Yerlikaya, Diyarbakır’ın normalleşme sürecine 20’si yoğun bakımda olmak üzere 200 hasta ile girdiğini ve vaka sayısının daha çok artabileceğini söyledi. Son günlerde taziye ile Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) vaka sayısındaki artışa dikkat çeken Yerlikaya, Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği hijyen, fiziksel mesafeye ve maske kullanım kurallarına mutlaka uyulması gerektiğini vurguladı.

‘Normalleşme sürecine geçiş henüz erken’

Türkiye’de normalleşme sürecine geçiş için henüz erken olduğunu belirten Yerlikaya, normalleşme sürecine geçiş kararının halk sağlığı verileri gözetilmeden ekonomik kaygılar neticesinde verildiğini savundu.  Yerlikaya, hükümetin buradaki amacının sorumluluğu üstünden atıp, “Ben başardım ama halk tekrardan yaydı” algısı oluşturmak olduğunu ileri sürdü. Avrupa ülkeleri arasında Türkiye’nin en çok vakanın görüldüğü ikinci ülke olduğunu hatırlatan Yerlikaya, “Bugünden yarına bir normalleşmenin olması çok gerçekçi değil. Bu bize bedel ödetecek bir yaklaşım olur” diye tepki gösterdi. Türkiye’de testi pozitif olan vakalar üzerinden değerlendirme yapıldığını belirten Yerlikaya, “Tomografi bulgularıyla hastalığı gösteren ve test sonucu negatif olan çok sayıda hasta var. Sadece testi pozitif olan vakalar üzerinden bir değerlendirme yaptığımızda bile Türkiye’deki vaka sayısı beklenildiği gibi azalmıyor” dedi.

Genç nüfus

Türkiye’de ölüm oranlarının genç nüfusa ve az sayıda yapılan teste rağmen ölüm oranları açısından ciddi bir azalmanın olmadığını sözlerine ekleyen Yerlikaya, salgın sürecinin bir yıldan daha fazla süreceğini söyledi. Yerlikaya, hastalığa karşı erken tedavi gösterdiği belirtilen 2 ilacın son yapılan bilimsel araştırmada çok etkili olmadığı, hatta kalp üzerinde yan etkilerinin olabileceğinin görüldüğünü belirtti. Türkiye’deki virüsle mücadeledeki başarısının aslında genç nüfusun çoğunlukta olmasından kaynaklandığını ve bunun bir avantaj olduğunu kaydeden Yerlikaya, “Bu virüsün yapısına bakıldığında bulaştığı insanların yüzde 30’unda tamamen aslında asemptomatik, yani hiçbir belirti bulgu vermiyor. Yüzde 50’si de hafif semptomlarla geçiriyor. Dolayısıyla yüzde 80’i asemptomatik dediğimiz hafif belirtilerle geçirilebiliyor. Geriye kalan yüzde 20’lik kısım sorun oluşturuyor. Ve bunların içinde de yüzde 5’lik bir kesim, ne yazık ki yoğun bakıma ve destek ünitelerini gerektirecek kadar ağır geçiriyor” ifadesinde bulundu.

‘Yaz ayları rahvetine kapılmayın’

Yayılma hızı ve hastalığa neden olma yeteneği çok fazla olan bir virüsle karşı karşıya olduklarına işaret eden Yerlikaya, yaz ayları rehavetine kapılmadan tedbirleri elden bırakmamak gerektiğini kaydetti.  Virüsün yaz aylarında elle temas edilen alanlarda daha az yaşayabildiğini aktaran Yerlikaya, ancak virüsün mekanizmasıyla birlikte damlacık yoluyla bulaştığını da hatırlatarak, şu an için virüsü tamamen yok edecek bir şeyin olmadığını dile getirdi.

İkinci dalga uyarısı

Dr. Yerlikaya, hükümetin sorumluluğu topluma atma yaklaşımı içerisinde olduğuna dikkat çekerek, ikinci dalga uyarısında bulundu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.