Dolar 9,3165
Euro 10,8623
Altın 533,65
BİST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 24°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
24°C
Parçalı Bulutlu
Çar 24°C
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 27°C

DİYARBAKIR CEZAEVİ MECLİS’TE

DİYARBAKIR CEZAEVİ MECLİS’TE
A+
A-
04.02.2020
665

Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ne ziyarette bulunan Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu hazırladığı raporda, kelepçeli muayene, yetersiz besin ve annesiyle kalan çocukların durumuna dair bir dizi hak ihlali sıralandı

DİYARBAKIR ONLİNE– Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumu’na dair rapor hazırladı. Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu tarafından 8 Kasım 2019 tarihinde Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde gerçekleştirilen inceleme ziyareti sonucunda elde edilen tüm bilgi ve belge ile yapılan görüşmelerin raporlaştırıldığı metin İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na Perşembe günü sunulacak.

Heyette yer alanlar

Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde inceleme heyetinde Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu Başkanı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mardin Milletvekili Ebru Günay ve Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar ile Komisyon uzmanları Ahmet Yıldız, Taner Geçmez ve Ahmet Kaymaz yer aldı.  Raporda ceza infaz kurumlarından sorumlu Cumhuriyet Başsavcı vekili Fatih Seyfi Moroğlu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Yılmaz ve diğer yetkililerin de katıldığı bilgilendirme toplantısında Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Yüksel Alan, ceza infaz kurumları hakkında açıklamalarda bulunmuş ve ceza infaz kurumları hakkında sorulan sorularla ilgili bilgi verildiğine yer verildi.

Birçok konuda eksikler tespit edildi

Toplantı ardından komisyonun Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu ve D Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda incelemelerde bulunduğu vurgulandı. Raporda komisyona yapılan başvurular sonucunda inceleme yapıldığına dikkat çekildi. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna; genel olarak sağlık sorunlarıyla yeterince ilgilenilmemesi, tedavilerin geç veya hiç yaptırılmaması, nakil taleplerinin yerine getirilmemesi, kurum personeli tarafından keyfî tutum ve davranışlarda ve kötü muamelede bulunulduğu, sıcak ve soğuk su konusunda sorun yaşandığı, hükümlü ve tutukluların sosyal faaliyetlerden ve iletişim imkânlarından yararlandırılmadığı, fiziki koşulların yetersizliği ve tutuksuz yargılanma talepleri konularında başvurularda bulunulduğu belirtildi.

Kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu

Raporda Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulu tarafından izleme raporuna da yer verilirken, kampüste kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu bulunduğuna, kapasite üzerinde hükümlü ve tutuklu bulundurulmasının fiziki koşullarda yetersizliğe neden olduğuna, günlük iaşe bedelinin az olması nedeniyle artırılması gerekliliğine, sıcak su konusunda sorun yaşandığına, sağlık hizmetlerinin personel yetersizliği nedeniyle aksadığına, ihtiyaç duyulan malzemelerin kantinden tedarikinde sorunlar yaşandığına ve meslek edindirme kurslarının yeterli düzeyde olmadığına dair tespitleri yer aldı.

Kadın Cezaevi

Tek tek cezaevlerinin teknik bilgilerine yer verilen raporda şunlar yer aldı: “Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu; Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları içerisinde bulunan toplamda 938 bin 991 metrekare alanda yer almakta olup, kurum ana binasının oturum alanı bin 450 metrekaredir. Kurum, 2 katlı ve 3 bloktan oluşmaktadır. Bloklardan 3’ü hükümlü ve tutukluların barınması için ayrılmışken, ana bina ise idari hizmetlerin yürütülmesi amacıyla hazırlanmıştır. Kurum, iki katlı oda sistemine göre kapasitesi 1 ve 10 kişilik olacak inşa edilmişse de odalar da yapılan artırım ile bazı odaların kapasitesi 16 kişiye yükseltilmiştir. Yükseltilen kapasiteyle birlikte 20 oda 16 kişilik, 8 oda 10 kişilik, bir oda 5 kişilik, 18 oda tek kişilik olmak üzere arttırılmış toplam kapasitesi 423 kişidir. 4 Kasım 2019 itibariyle 128 hükümlü ve tutuklu bulunmaktadır.

Çocuk ve Gençlik Cezaevi

Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, kampüs içerisinde 23 bin 650 metrekarelik kapalı alana inşa edilmiştir. Kurum, 6 blok, 36 ünite ve 288 odadan oluşmaktadır. Kurumda 14 adet derslik, 8 adet eğitim ve hobi atölyesi, kapalı spor salonu, halı saha ve basketbol sahaları bulunmaktadır. Kurumda ünitelerden bağımsız olarak hükümlü ve tutuklular için toplam 4 adet havalandırma bahçesi bulunmaktadır. Kurumda 04 Kasım 2019 tarihi itibariyle 149 hükümlü ve tutuklu barındırılmaktadır.

D Tipi Cezaevi

D Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu 10 bloktan oluşmaktadır. Bloklardan biri tanesi idare hizmet binası ve biri de hükümlü ve tutukluların sosyal, kültürel ve eğitim faaliyetlerinin yerine getirilmesi için olarak kullanılırken, diğer bloklar hükümlü ve tutukluların barındırılması için ayrılmıştır. Kurumda tekli odalar ve disiplin odaları dâhil toplam 276 adet oda bulunmaktadır. Bloklar hükümlü ve tutukluların barındırıldığı iki kattan oluşmaktadır. 4 Kasım 2019 itibariyle 441 hükümlü ve 388 tutuklu olmak üzere toplam 779 kişi barındırılmaktadır. “

Tutuklularla yapılan görüşmeler

Raporda komisyonun yaptığı incelemelerde rastgele seçilen koğuşlarda ceza infaz kurumundan yetkili ve görevliler olmaksızın şikâyet ve talepler dinlendiği ifade edildi. Raporda, Kadın Kapalı Cezaevi’nde kalan hükümlü ve tutuklular tarafından hak ihlalleri şöyle sıralandı: “ Sağlık konusunda ciddi sorunlar yaşandığı, yeteri katar sağlık personelinin bulunmaması nedeniyle gerek revire çıkışların gerek dış hastane sevklerinin çoğunlukla ihtiyaç duyulan zamanlarda gerçekleştirilemediği, özellikle dış hastane sevklerinin kimi durumlarda birkaç ayı bulabildiği, Doktor muayenelerinin kelepçeli olarak yaptırıldığı, bu uygulamanın doktor-hasta mahremiyetini ihlal ettiği, doktorun muayenenin kelepçeli yapılmasına ihtiyaç duymadığı hallerde dahi görevli personelinin güvenlik gerekçesiyle kelepçeyi çıkartmadığı, bu nedenle muayenelerin kelepçeli olarak yapıldığı ve bu uygulamanın kabul edilmemesi halinde muayenenin yaptırılmayarak hükümlü ve tutukluların kuruma geri getirildiği,

* Ameliyat olan hasta hükümlü ve tutukluların ihtiyaç duyduğu torba, maske, eldiven ve benzeri malzemelerin dahi kurum idaresi tarafından temin edilmemesi nedeniyle hasta ile kalan hükümlü ve tutukluların aralarında para toplamak suretiyle bahse konu malzemeleri temin ettikleri,

*Temel ihtiyaç maddeleri başta olmak üzere birçok ürünün uzun süre kantinden tedarik edilemediği, özellikle son günlerde ürün fiyatlarında ciddi artışların meydana geldiği ve bazı ürün fiyatlarının piyasa rayicinden çok yüksek fiyata satıldığı, kantinden tedarik edilebilen ürünlerin dışarıdan temin edilmesine izin verilmediği için dışarıda daha ucuza satılan ürünlerin kantinden yüksek fiyatla satın alınmak zorunda bırakıldıkları,

Bir çocuk için hafta 1 litre süt veriliyor

*Yemeklerin yeterli ve besleyici olmadığı, yemek kalitesinin düşük olduğu, diyet yemek zorunda olan hükümlü ve tutuklulara gereken diyet yemeklerin verilmediği, kurumda anneleriyle birlikte kalan çocukların beslenmesi için gerekli gıdaların temin edilmediği, örneğin bir çocuk için haftada ancak bir litre süt verildiği, bu miktarın gelişme çağındaki çocuk için yeterli olmadığı, çocukların beslenmesinde ihtiyaç duyulan gıda maddelerinin hem miktarının hem de çeşitliliğinin artırılmasının gerektiği,

*Annesiyle kalan çocukların aynı yatakta annesi ile birlikte yatmak zorunda kaldığından çocuğun yaşına ve haline elverişli bir yatağın verilmesinin gerektiği, yine annesiyle kalan çocuğun dışarıya çıkarılmasında veya tekrar annesinin yanına alınmasında zaman sınırlaması olduğu, çocuğun dışarıya çıkarılması veya içeri alınması için muhakkak görüş günlerinin beklenmesi gerektiği, bu uygulamanın çocuğun üstün yararı ilkesini ihlal ettiği ayrıca çocuklar için oyuncak bulundurulmasına hatta çocuğun gelişmesi için elzem olan boyama kalemi, boyama kitabı gibi malzemelerin bile bulundurulmasına izin verilmediği,

*Önceden kurum tarafından verilen sandalye gibi kimi malzemelerin daha sonra ücretli hale getirildiği dolayısıyla önceden olduğu gibi bu malzemelerin ücret karşılığı tedarik edilmesi yerine idare tarafından her hükümlü ve tutukluya verilmesinin gerektiği,

*Giyim konusunda hükümlü ve tutuklulara aşırı derece müdahale edildiği, kimi hükümlü ve tutuklulara adaba aykırı giyinme gerekçesi ile uyarılarda bulunulduğu,

*Kurumda sigara içilmeyen sadece bir tek koğuşun olduğu, bu koğuş dışında da sigara içmeyen birçok hükümlü ve tutuklunun bulunması nedeniyle sigara içilmeyen koğuş sayısının artırılmasının gerektiği,

*Kurum güvenliğini temin etmek amacıyla kullanılan kameraların mahremiyeti ihlal edecek şekilde gözetleme ve kayıt yaptığı, ortak alanlarda kayıt yapan kameraların görüş açısında banyo ve tuvaletlerin de bulunduğu, bu durumun en açık göstergesinin tuvalette veya banyoda biraz uzun süreli kalındığında görevlilerin uyarmasının olduğu ve bu durumun ağır bir ihlal ve psikolojik baskı unsuru olduğu,

*Görüş için belirlenen sürenin çoğunun görüş alanına gidiş ve gelişte geçmesi nedeniyle görüş süresinin fiilen kullandırılmadığı,

*Sıcak suyun günde ancak bir saat kadar verilebildiği, bu sürenin de ne zaman başladığının hükümlü ve tutuklulara bildirilmemesi nedeniyle çoğu zaman sürenin dolmasından veya dolmasına yakın bir sürede öğrenilmesi nedeniyle kullanmanın mümkün olmadığı dolayısıyla sıcak su temininde sıkıntılar yaşandığı,

Çıplak arama

*Aramalarda insan onuru ile bağdaşmayan uygulamaların yapıldığı, çıplak aramaların yapıldığı, kurum içerisinde veya kampüs içerisinde bir yere gidip gelirken dahi hükümlü ve tutukluların çok sıkı aramalara tabi tutuldukları,

*Kütüphaneden kitap tedariki konusunda kitap çeşitliliğinin az olması nedeniyle sorunlar yaşandığı, kitap çeşitliliğinin az olması nedeniyle hükümlü ve tutukluların dışarıdan kendi imkânları ile kitap tedarik etmeye çalıştıkları ve bunun da kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle engellendiği, hükümlü ve tutukluların kendi paralarıyla kurum aracılığıyla kitapları almak istemesi durumunda piyasa fiyatının çok üzerinde bedel talep edilmesi nedeniyle kitapların alınamadığı, ders kitaplarına dahi görüldü kaşesinin vurularak bu kitaplarının daha sonra kullanılırken kullanıcısını töhmet altında bırakacak uygulamalar yapıldığı,

*Kütüphaneden tedarik edilen kitapların daha sonra yapılan aramalarda ahlaka aykırılık gerekçesiyle geri alındığı, hakkında mahkeme kararı ile yasaklılık kararı verilmemiş olan kitap ve yayınların hükümlü ve tutuklulara verilmediği,

*Sosyal ve sportif aktivitelerin sınırlı olduğu ve olanlardan da yararlanma konusunda kimi zaman sorunlar yaşandığı,

*Özellikle bazı infaz ve koruma memurlarının, hükümlü ve tutuklulara insan onuruyla bağdaşmayacak ve kişilik haklarını ihlal edecek şekilde hitap ettiği, bu şekilde hitap edilemeyeceğine dair itirazlar vaki olduğunda da bu itirazların gerekçe gösterilerek disiplin hükümlerinin işletildiği,

*Sadece kurum idaresi tarafından belirlenen televizyon kanallarının izlenebildiği, talep olmasına rağmen birçok kanalın hatta herhangi bir sakınca oluşturmayacak kanalların bile izlenmesine izin verilmediği, kaldı ki bu kanalların RTÜK denetiminde olduğu ve buna rağmen izlenmesine izin verilmediği.”

Çocuk ve gençlik kapalı cezaevi

Çocuk Cezaevi’ndeki hak ihlalleri şöyle yer aldı:

“*Çocukların barındırıldığı yerlerde doğrudan bir havalandırma olmayıp, üniteye ait ortak havalandırma alanının olduğu ve buranın da ortak olması nedeniyle günde ancak bir saat kullanılabildiği, odalardaki pencerelerde hem tel örgü hem de demir parmaklık olması nedeniyle odaların havalandırma ve aydınlanma imkânının yok denecek kadar az olduğu, duvarlarda rutubet nedeniyle dökülmeler olduğu ve kimi yaşam alanlarının ağır rutubet kokusuna maruz kaldığı görülmüştür.

*Doktor muayenelerinin kelepçeli olarak yaptırıldığı, doktorun muayenenin kelepçeli yapılmasına ihtiyaç duymadığı hallerde dahi görevli personelin güvenlik gerekçesiyle kelepçeyi çıkartmadığı,

Kendilerine verilen yemeklerin yeterli ve besleyici olmadığı, yemek kalitesinin düşük olduğu ve devamlı surette aynı yemeklerin çıktığı,

*Kameraların her yeri izlemesi ve kaydetmesinin mahremiyet bakımından rahatsız edici boyutlara ulaşabildiği,

*Geceleri soğuk olmasından kaynaklı ısınma problemlerinin yaşandığı, mevsim koşulları da göz önünde bulundurulduğunda kış aylarında bu konunun daha büyük boyutlara ulaşacağı,

*Af veya ceza indirimi konusunda basında yer alan haberlerin kendilerini büyük bir beklentiye soktuğunu, yapılacak çalışmaların hızlandırılarak bir an önce af veya ceza indirimi ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasının en büyük temennileri olduğunu,

*Hobi ve meslek kurslarına katılım konusunda herhangi bir sorun yaşanmadığı, bağlama, resim ve benzeri kurslara isteyenlerin katılmasında gereken her türlü kolaylığın sağlandığı,

*Spor aktivitelerinden günlük sadece bir saat yararlanma imkânı olduğu, yaşları itibarıyla bu faaliyetlere çok daha uzun sürelerde ihtiyaç duydukları ve bu sürelerin uzatılmasının uygun olacağı,

Bazı infaz ve koruma memurlarının, hükümlü ve tutuklulara insan onuruyla bağdaşmayacak ve kişilik haklarını ihlal edecek şekilde hitap ettiği beyan ve taleplerinde bulunulmuştur. “

D Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi

D Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde kalan tutukluların sıraladığı hak ihlalleri de raporda şöyle belirtildi:

“*Sağlık konusunda ciddi sorunlar yaşandığı, yeteri katar sağlık personelinin bulunmaması nedeniyle gerek revire çıkışların gerekse dış hastane sevklerinin çoğunlukla ihtiyaç duyulan zamanlarda gerçekleştirilemediği, özellikle dış hastane sevklerinin kimi durumlarda birkaç ayı bulabildiği,

*Doktor muayenelerinin kelepçeli olarak yaptırıldığı, doktorun muayenenin kelepçeli yapılmasına ihtiyaç duymadığı hallerde dahi görevli kolluk personelinin güvenlik gerekçesiyle kelepçeyi çıkartmadığı, bu nedenle muayenelerin kelepçeli olarak yapıldığı ve bu uygulamanın kabul edilememesi halinde muayenenin yaptırılmayarak hükümlü ve tutukluların kuruma geri getirildiği, kampüs içerisindeki hastanede dahi kelepçeli muayene uygulamasının dayatıldığı,

*Sıcak suyun günde ancak bir saat kadar verilebildiği, bu sürenin de ne zaman başladığının hükümlü ve tutuklulara bildirilmemesi nedeniyle çoğu zaman sürenin dolmasından veya dolmasına yakın bir sürede öğrenilmesi nedeniyle sıcak su kullanımının mümkün olmadığı hatta bir saatlik sürenin dahi kullandırılmadığı ve bu nedenle de sıcak su temininde sıkıntılar yaşandığı,

*Kendilerine verilen yemeklerin yeterli ve besleyici olmadığı, yemek kalitesinin düşük olduğu ve bunun en büyük nedeninin de günlük iaşe bedelinin azlığından kaynaklandığı,

*Kurum kantininde satılan ve para verilerek alınan radyoların aradan kısa bir zaman geçmesine rağmen hükümlü ve tutukluların kullanımına uygun olmadığı gerekçesiyle toplatıldığı, bunun tipik bir keyfi tutum ve davranış örneği olduğu,

*Hakkında toplatma veya yasaklama kararı verilmemiş süreli veya süresiz yayınların talep edilmesine rağmen hükümlü ve tutuklulara verilmemesinin düşünce ve ifade hürriyeti bakımından ağır bir ihlal olduğu,

*Sohbet hakkının ya hiç ya da gerektiği kadar kullandırılmadığı,

*Sadece kurum idaresi tarafından belirlenen televizyon kanallarının izlenebildiği, herhangi bir sakınca oluşturmayacak kanalların bile izlenmesine izin verilmediği, TRT 2 kanalının dahi izlenmesine izin verilmediği,

*Temel ihtiyaç maddeleri başta olmak üzere birçok ürünün uzun süre kantinden tedarik edilemediği, özellikle ürün fiyatlarında ciddi artışların meydana geldiği ve bazı ürünlerin piyasa rayicinden çok yüksek fiyata satıldığı,

*Hükümlü ve tutukluların belli koşulları taşıması durumunda yararlandırıldığı ödüllerin neredeyse hiç kullandırılmadığı,

*İnfaz rejimini düzenleyen kanun, tüzük ve diğer mevzuatın, bütün ceza infaz kurumlarında uygulanacak kuralları düzenleyen genel nitelikli hükümler olmasına rağmen her ceza infaz kurumunun kendine özgü kurallarla yönetildiği, eşitlik ve adalet prensiplerinin göz ardı edilerek infaz kurallarının ihlal edildiği, şeklinde şikayet, beyan ve taleplerde bulunulmuştur.”

Personellerin sorunları

Ceza infaz kurumlarında kapasite üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılmasının kurumlarda görev yapan personel bakımından da kimi sonuçlara neden olduğu açıktır. Bu kapsamda kurumlarda görevli personel ile yapılan görüşmelerde; ‘yoğun ve ağır iş yükü altında çalışan infaz ve koruma memurlarının özlük hakları başta olmak üzere çalışma koşullarında iyileştirme yapılmasının faydalı olacağı,  infaz ve koruma memurlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca tabi oldukları hizmet sınıfın değiştirilmesinin gerektiği, sözleşmeli olarak çalışan infaz ve koruma memurları ile kadrolu olanların özlük hakları başta olmak üzere birçok konuda farklı hükümlere tabi tutulmalarının eşit işe eşit ücret ilkesi ve fırsat eşitliği ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, 3600 ek gösterge hakkındaki yasal düzenlemenin en kısa sürede hayata geçirilmesi, sendikal faaliyetlerde bulunma imkânının tanınması’ taleplerinin sıralandığı vurgulandı. Raporun sonunda cezaevi idaresine yaşanan hak ihlalleriyle ilgili bir dizi tavsiyeler yer aldı. (MA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.