Dolar 18,6273
Euro 19,4708
Altın 1.067,77
BİST 4.977,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 15°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
15°C
Az Bulutlu
Cum 16°C
Cts 14°C
Paz 14°C
Pts 12°C

Diyarbakır’da Eğitim-Sen Üyeleri Eylem Yaptı!

Diyarbakır’da Eğitim-Sen Üyeleri Eylem Yaptı!
2 Kasım 2022 16:20

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın da (Eğitim Sen) aralarında olduğu toplamda 14 sendika, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun (ÖMK) iptal edilmesi talebiyle birçok kentte iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Diyarbakır’da iş bırakan eğitim emekçileri, Ali Emiri İlkokulu’nun önünde bir araya gelerek, Şeyh Said Meydanı’na kadar yürüdü. Eyleme KESK’e bağlı sendikalar, DİSK, HDP, TİP, EMEP ve CHP de destek verdi. Kürtçe “Anadilde eğitim bütün halkların hakkıdır” pankartı açan emekçiler, sık sık “Bijî berxwedana kedkaran”, “Perwerdehiya ziman mafê me ye” ve “Emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız” sloganları attı. Diyarbakır Eğitim Sen 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer, ortak talepleri sıraladı.

‘Taleplerimiz yok sayılmakta’

Eğitim Sen Diyarbakır Şubeleri adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, öğretmenlerin ekonomik sorunlarına çözüm üretmeyen, eşit işe eşit ücret ilkesini ortadan kaldıran, öğretmenler arasındaki ayrımcılığı ve eşitsizliği derinleştiren Öğretmenlik Meslek Kanunu düzenlemesine yönelik yoğun tepkilere rağmen, Milli Eğitim Bakanlığı ısrarla somut bir adım atmamaktadır. Türkiye’de aynı işi yaptıkları halde farklı statü ve maaşlarla çalışmak zorunda kalan başka bir meslek grubu yoktur. Öğretmenler arasında halen var olan aday, sözleşmeli, kadrolu, ücretli ayrımına yenilerini eklenirken, eğitim sisteminin rekabetçi ve eleyici yapısına öğretmenlik mesleği de eklenmek istenmektedir. Öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunları Milli Eğitim Bakanlığı’nın gündeminde değildir. Yıllardır ekonomik, sosyal ve özlük haklarımıza ve geleceğimize yönelik taleplerimiz görmezden gelinmekte, insanca yaşam ve insan onuruna yakışır ücret taleplerimiz yok sayılmaktadır.”

Eğitim emekçilerinin talepleri ise şöyle

Sezer eğitim emekçilerinin ortak taleplerini ise şöyle sıraladı:

-19 Kasım tarihinde gerçekleşecek kariyer sınavının derhal iptal edilmesi,

-Eğitim öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ayrım gözetmeksizin tüm eğitim çalışanlarına bir maaş tutarında ödenmesi,

-Tüm eğitim çalışanlarına yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret artışı sağlanmasına ilişkin düzenleme yapılması,

-Kamuda mülakat uygulamasına son verilmesi,

-Tüm eğitim çalışanlarına sosyal devlet ilkesi gereği ayrım yapılmaksızın; giyim, ulaşım, barınma, beslenme, yakıt, kira yardımı yapılması ve aile çocuk yardımı tutarlarının iyileştirilmesi,

-Vergi dilimi adaletsizliğine son verilmesi,

-Öğrencilerin en temel hakkı olan eğitim, barınma ve beslenme haklarının, sosyal devlet anlayışıyla devlet güvencesine alınması ve kamusal eğitim sağlanması.”

Eğitimciler yoksulluk içinde

Eğitim emekçilerinin taleplerinin karşılanmaması üzerine 2 Kasım 2022 tarihinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdiklerini ifade eden Sezer, taleplerinin tüm eğitim emekçilerinin talepleri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bugüne dek görmekteyiz ki Milli Eğitim Bakanlığı eğitim alanında örgütlü sendikaların sesini duymamakta ısrar etmekte, bugüne kadar her konuda olduğu gibi, Öğretmenlik Meslek Kanunu konusunda da bildiğini okumayı sürdürmektedir. Öğretmenlerin temel haklarını, ekonomik taleplerini ve iş güvencesi başta olmak üzere sosyal, demokratik ve özlük haklarını güvenceye alan yeni bir meslek kanunu hazırlanmalıdır. Ay sonunu getiremeyen, kirasını ödeyemeyen, faturalarını ödemekte zorlanan bir eğitim emekçisinin mesleğini sağlıklı şekilde yapabilmesi ve nitelikli bir eğitim verebilmesi mümkün değildir.